Mistisizim Hakkında Her şey


Akıl ve mantığın devre dışı kaldığı yerde mistik düşünme devreye girer ve adeta üzerinizdeki bütün bir yükü olarak sizi doğru yolda olduğunuza inandırır.

Mistisizm Nedir

Mistik güçler… Tasavvuf… Bu terimler mistisizm ile en yakından alakalı terimler olma özelliğine sahiptir. En basit tanımı ile mistisizm akıl ve mantığın yetemediği durumlarda ortaya çıkan ilahi anlama becerisidir.

Mistisizm

Bu nedenle İslam dinindeki tasavvuf ile mistisizmi benzetebiliriz. Zaten baktığımız zaman akıl ve mantığın yetemediği en basit noktalardan birisi de din konusudur. Birçok kişi bir süre sonra dini sorgulamaya başlar. Akıl dairesi içerisinde dinin temel ve önemli ayrıntılarını çözmek bazı kişilere zor gelmektedir. İşte tam da bu noktada mistisizm devreye girmektedir.

Mistisizm, bir diğer tanımı ile de gerçek dünya ile bağlantıyı kesmek anlamını taşımaktır.

Peki insanlar neden gerçek dünya ile bağlantıyı kesmek ihtiyacı duyarlar?

Bunun nedeni tamamı ile arabesk bir hayattan gelmektedir. Öyle ki özellikle de geri kalmış ve adaletin tam olarak uygulanamadığı yerlerde eziklik ve buna bağlı olarak ortaya çıkan arabesk yaşam özelliği bulunmaktadır. Bu da insanları mistik düşünceye itmektedir. Neden yaşıyorum, neye inanıyorum gibi sorular için akıl kullanmak ve akıl işi değildir.

Çünkü aklımız bu soruların cevabını bulacak kadar gelişmemiştir. Her ne kadar beynimizin az bir bölümünü kullanıyor olsak da bu kapasiteyi ne kadar arttırırsak arttıralım bazı soruların cevaplarını bulma konusunda sıkıntılar yaşayabiliriz. İşte burada mistisizm devreye girer.

Mistisizm, inandığınız şeye sezgisel bir şekilde yaklaşma biçimidir. Sezgilerinizi en üst seviyede kullanarak duygularınızın sizi götürdüğü yere doğru hareket edersiniz. Bu da inancınız doğrultusunda bazı şeyleri sorgulamadan sadece inandığınız için o şeyin peşine gitme durumunu ortaya çıkarmaktadır. Mistisizmin de ana felsefesi budur. İnsanoğlunun inandığı yolda inancı ile mutlu olmasıdır.

Öyle ki dindar bir kişiye istediğiniz kadar akıl yürüterek onun inancını yıkmaya çalışsanız da bunu başaramazsınız. Çünkü o kişi zaten akıl ve mantığı ile doğruyu bulduğunu düşünmüyordur. Kişi, tamamen kalbi ve inancı doğrultusunda doğru yolda olduğunu iddia etmektedir.

Mistisizm ve İslam’da Tasavvuf

Mistisizmi en iyi şekilde anlamanın yollarından birisi de tasavvufu bilmektir. Tasavvuf, bilindiği üzere İslam’da köşeye çekilme kendinle baş başa kalarak ilahi yolda ilerleme biçimidir. Tanrıya ulaşabilmek adına inziva halindeyken tamamen aklınızı devre dışı bırakır ve duygularınız ile bu yolda ilerlersiniz. Öyle ki bu inanç o kadar yüksek güç barındırmaktadır ki bu tarz bir inzivada yemeden içmeden uzun süre rahatsızlık çekmeden kalabilirsiniz.

Mevlana da bunun en güzel örneklerinden birisidir. Çünkü dünyamız sadece fiziki güçlerin ve bedenin, yani maddenin bulunduğu bir dünyadan ötedir. Ruhsal güçler ve becerilerin de var olduğu bir gerçektir. İşte mistisizm bu gücün temel bilimlerinden birisidir. Mistisizm, kişinin dış dünya ile ilişkisini hafifletme çabası ile birlikte mantık dışı kalarak kalbi ile ilahi yola koyulma özelliğine sahip olmasıdır. Tasavvufi düşünce de tam olarak bunu istemektedir.

Ancak mistisizmi sadece İslam ve tasavvuf ile bağdaştırmak uygun değildir. Aynı şekilde Budizm, Hinduizm ve Hristiyanlık için de mistisizm örnekleri verilebilir. Daha iyi anlaşılabilmesi açısından tasavvuf elbette tercih edilebilir bir örnektir. Ancak hiçbir din yoktur ki tanrıya ulaşmak için kalp ve duygu yolu kullanılmasın.

Mistisizm ve Din

Din ve mistisizm oldukça benzer özelliklere sahip olduğundan dolayı birbiri ile çok karıştırılmaktadır. Ancak temelde aynı özellikler ve aynı yola hizmet ediyor gibi görünseler de durum sadece bundan ibaret değildir. İnsanın hayatı anlama çabası, duyguları, sevgisi, nefreti için apayrı inanç yolları da bulunmaktadır. Bunu sadece din ile bağdaştırmak doğru değildir ve zaten mistisizm de din ile ya da din mistisizm ile ortaya çıkmış bir kavram değildir. İnsanoğlunun çok önceki varoluş yıllarından itibaren bu iki kavram da birbirinden bağımsız olarak her zaman var olmuştur. Bazı durumlarda kendi köşenize çekilmek ve olan durumları çözmek istersiniz.

Ya da yeni bir tercih için ne yapacağınıza tam olarak karar veremez bir halde düşünmeye başlarsınız. İşte bu tarz durumlarda bazen aklınızın ve mantığınızın sizi doğru yönlendirdiğinden emin olamaz ve ‘’hissettiğim şeyi yapacağım’’ diye karar verebilirsiniz.

Mistisizmin de ana temelinde yatan düşünce aynen bunu kastetmektedir. Din ile bağdaştırdığımızda ise ‘’inanıyorum ama neden bilmiyorum’’ diyen bir kişi aklı ile değil kalbi ile inanıyordur.

Aklınızı ve mantığınızı ele alıp daha sonra inandığınız dini sorgulamaya başladığınızda inancınızın azalması oldukça olasıdır. Ama inzivaya çekilip başınızdan geçen olayları bir ilaha bağladığınızda ve ona karşı teslimiyet halinde olduğunuzda kendinizi daha iyi hissetmeye başlarsınız. İşte bu aklın ve mantığın devre dışı kalarak sizi o yalnızlığınız ile mistik düşünmeye iten sebeplerin göstergesidir.

Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

Yorum ekle



Sorunuz/Yorumunuz


© Falcibaba.com 2017. Tüm hakları saklıdır.